Ege denizinin karşı kıyısında, Yunanistan'ın son yıllarda geliştirdiği askeri iş birliği protokolleri ülke içinde tartışma konusu olmaya başladı. Özellikle Tel Aviv yönetimi ile imzalanan savunma anlaşmaları, Atina merkezli gazetelerde sert eleştirilere maruz kalıyor. Yunan köşe yazarları, bu anlaşmaların kendi ülkelerini uluslararası arenada beklenmedik bir konuma taşıdığını dile getiriyor.

Başkentteki basın organları, yapılan iş birliğinin Yunanistan'ı "Truva Atı" rolüne sürüklediğini öne sürüyor. Yazılara göre Atina, İsrail'in bölgesel stratejilerinde farkında olmadan araç haline gelmiş durumda. Bu durumun Yunanistan'ın bağımsız dış politika yürütme kapasitesini zayıflattığı vurgulanıyor. Özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji denklemlerinde Atina'nın manevra alanının daraldığı belirtiliyor.

Askeri tedarik planları da eleştirilerin odağında yer alıyor. İsrail yapımı savunma sistemlerinin alımına yönelik hazırlıklar, Yunan gazetelerinde "stratejik bir tuzak" olarak nitelendiriliyor. Bu sistemlerin ülkeye teknik ve siyasi bağımlılık getireceği, bakım ve yedek parça zincirinin Yunanistan'ı uzun vadede Tel Aviv'e muhtaç hale getireceği kaydediliyor. Anadolu'dan bakıldığında, benzer endişelerin Türkiye'nin de yakından tanıdığı savunma sanayi tartışmalarını andırdığı dikkat çekiyor.

Yunan kamuoyundaki bu rahatsızlık, Atina yönetiminin savunma politikalarını gözden geçirmesine yol açabilir. Uzmanlar, Ege havzasındaki güvenlik dengelerinin bu tür iş birliklerinden doğrudan etkilendiğini hatırlatıyor. Yunanistan'ın bağımsız bir güvenlik stratejisi mi yoksa ittifak odaklı bir yol mu izleyeceği sorusu, önümüzdeki dönemde Atina'nın en önemli siyasi gündem maddesi olacak gibi görünüyor.

Anadolu'nun haber takipçileri için bu gelişme, Ege'nin iki yakasında da benzer kaygıların yaşandığını gösteriyor. Savunma bağımsızlığı ve yerli üretim hassasiyeti, coğrafyadan bağımsız olarak her ülke için stratejik bir zaruret haline gelmiş durumda. Yunan basınındaki bu eleştiriler, küçük ve orta ölçekli ülkelerin büyük güçlerle kurdukları asimetrik ilişkilerin risklerini bir kez daha gözler önüne seriyor.