İstanbul Ümraniye’de yürürken, Akdeniz’in o huzur veren mavi renklerini barındıran küçük bir dükkana rastlarsanız durun. İçeri girdiğinizde sizi karşılayan buram buram Anadolu kokusu, tezgahtaki samimiyet ve en önemlisi, cebinde parası olmayandan kuruş talep etmeden torbasını dolduran o güler yüzlü esnaflık kalbinizi ısıtacak. İşte o sıcak sığınak, Ahmet Yalçın’ın "Hatay Mahsülleri" dükkanından başkası değildir.
İlk bakışta Hatay’ın yöresel ürünlerinin satıldığı ticari bir mekan gibi görünse de, burası aslında arkasında derin bir sosyolojik ve psikolojik dayanışma hikayesi barındıran bir teselli adası. Ahmet Yalçın, her gün Hatay’ın o kadim topraklarından, ata tohumlarıyla yetişmiş taze meyve ve sebzeleri İstanbul’a taşıyor. Ancak onun taşıdığı şey sadece yiyecek değil; Hatay’ın kokusu, toprağının bereketi ve asırlık hafızası...
Bir Ticaret Değil, Psikososyal Dayanışma Köprüsü
Bilhassa canımızı yakan Hatay depreminden sonra, doğup büyüdükleri topraklardan uzakta, İstanbul’da yeni bir hayat kurmaya çalışan Hataylılar için memleket hasreti çok başka bir boyuta taşındı. İnsan sadece evini kaybetmedi; çocukluğunun geçtiği sokakları, komşularını, o bildik tatları ve kokuları da kaybetti.
İşte Ahmet Yalçın’ın yaptığı şey, tam da bu noktada parayla ölçülemeyecek bir psikolojik ve sosyolojik hizmete dönüşüyor. Ümraniye’deki bu dükkana giren bir Hataylı, sadece alışveriş yapmıyor; toprağına dokunuyor, geçmişine sarılıyor ve yalnız olmadığını hissediyor. Ata tohumlarından gelen bir domatesin kokusu, memleketinden gelen bir zeytinin tadı, o insanların içindeki yas sürecine bir parça teselli, ruhlarına şifa oluyor.
Daha da güzeli, Ahmet Yalçın bu hizmeti verirken ticaretin o soğuk yüzünü tamamen yıkıyor. Kapısından giren yoksulu, darda olanı geri çevirmiyor; parası olmayandan ücret almayarak, Anadolu’nun o kadim "Ahilik" kültürünü, "yâre yoldaş olma" ahlakını metropolün ortasında yaşatıyor.
"Anadolu’nun Kadim Ruhu Ümraniye’de Yaşıyor"
Felsefi bir boyuttan bakarsak; ata tohumu sürekliliktir, köktür. Ahmet Yalçın, o kökleri koparıp getirmiyor; aksine köklerinden uzaklaşmak zorunda kalmış insanlara köklerini hatırlatıyor. Geleceğin, geçmişin mirasını koruyarak inşa edilebileceğini bizlere kanıtlıyor.
Eğer siz de Hatay’ın o eşsiz lezzetlerinden sürkü,kömbeyi,zahteri,nar ekşisini,salçaları,bebek patlıcanları ve kabakları,Samandağ biberlerini ve daha onlarca Hatay lezzetini özlediyseniz, ata tohumlarının doğallığını sofranıza taşımak istiyorsanız ya da en önemlisi, bu güzel dayanışma hikayesinin bir parçası olup bu yüce gönüllü esnafın yaşattığı bu ruha temas etmek istiyorsanız, yolunuzu mutlaka Ümraniye’ye düşürün.
Mekân Bilgisi ve Adres:
- Dükkan Adı: Hatay Mahsülleri - Ahmet Yalçın
- Yer: Ümraniye / İstanbul
- Çavuşbaşı Cad.No.73/B
Bu memleketin toprağına, insanına, yoksuluna ve en önemlisi hafızasına sahip çıkan Ahmet Yalçın gibi değerlerin çoğalması dileğiyle... Yolun açık olsun Ahmet Yalçın; Hatay’ın bereketi, senin o kocaman yüreğin İstanbul’daki sığınağımız olmaya devam etsin.
Editörün Notu: Bu yazı bir reklam veya sponsorlu içerik değildir. Bu haber, unuttuğumuz esnaf ahlakını İstanbul’un göbeğinde yaşatan, paranın geçmediği gönül köprüleri kuran bir Anadolu insanına; toplumsal bir hafıza nöbetçisine teşekkür duruşudur.

